Günün Sözü

Dünyanın en güç işi bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmektir Mevlana
 
Kılıçdaroğlu Mahkemeye Gidiyor PDF Yazdır E-posta
Salı, 14 Temmuz 2009 09:59

Biz onu bir takım belgelerle birilerine “senin de defterini düreceğim” mesajını veren biri olarak tanıdık.

 

O belgeleri nasıl temin ettiği, bu belgelerin yetkililerin eline neden geçmediği ise şaibeli bir konu…

Kimi zaman ekranlara çıkıp, kendi kalesinde rakibini çalımlarıyla alt etmiş duygusunu veren izlenimine şahit olduk; kimi zaman da köşeye sıkışmış, tedirgin, hangi belgeyi çıkaracağını, hangi soruları sorup ve sorulara ne cevap vereceğini bilemeyen haline tanık olduk.

 

 

 

Kendince bir kariyere (!) sahipti ve birileri ona bu kariyeri sağlamak için elinden geleni yapıyordu…

Ama bunlara rağmen kendine o kadar güveniyordu ki, birçok kişiyi koltuğundan etmişti(!)…

Daha da edecekti…

Öyle bir çark kurmuştu ki kendine, beyinlerde “aman Kılıçdaroğlu bana dokunmasın yoksa yanarım” dövizleri oluşmaya başlamıştı.

 

 En son olarak Melih Gökçek’i devirip, AKP’nin Ankara’da sağlam bir aday gösterememesine neden olacak ve Ankara’yı partisinin almasını sağlayacaktı.

Kazın ayağı düşünüldüğü gibi olmadı. AKP bu oyuna gelmedi ve Melih Gökçek’i yeniden aday gösterdi.

 

Bu oyuna gelmeyenler çok ama anlayan kim…

Fiyaskoda bozuntuya vermeyip kariyerinde(!) ilerlemeye devam etmeyi düşündü ve Kadir Topbaş’a sinyal verdi. Kılıçdaroğlu sahneye yeni rakibini davet etti: “ Sayın Topbaş ile ilgili yeri ve ortamı olduğu zaman dosyaları açacağım. Kendisi arzu ederse elbette tartışırız. Uygar ölçüler içerisinde tartışmak benim için büyük bir keyiftir. Umuyorum Sayın Topbaş için de keyif olur.”

Diyorum ki; şu sahneyi değiştirseler, acaba Kılıçdaroğlu yine tartışmaktan keyif alır mı?

 

Zamanla kendini sütten çıkmış ak kaşık gibi hissetmeye başlayan Kılıçdaroğlu, kancayı bu sefer farklı bir açıdan takmaya niyetlendirildi.

Baykal, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak Kılıçdaroğlu’nu gösterdi ve “29 Mart yerel seçimleri, tüm bu yanlışlardan dönülecek bir mahkeme olacaktır” dedi.

 

Seçimlere çok önem veren Baykal, bu seçimin varlık ya da yokluk olduğu kanaatinde.

Bu nazarda Kılıçdaroğlu, ilk etapta kendine güvenmemiş olacak ki, adaylığı kabul etmedi.

Peki, şimdi neyine güvendi? Acaba ilk teklifte eline henüz belge geçmemiş miydi?

 

Ben sonucu şimdiden görür gibiyim… Bu millet Topbaş’ın yaptıklarını görmezlikten gelmeyecek elbette. Zaten gün, o güne gelince nasılsa eller yine AKP ye gidecektir.

Kolay değil yüzde 51’le iktidara gelmiş bir parti sonuçta.

 

Bu kadar oy oranına sahip bir partiyle, Kılıçdaroğlu nasıl baş edecek doğrusu merak konusu.

Evet, Kılıçdaroğlu serüveni böyle başlamıştı, bakalım nasıl devam edecek…

Ben devam edeceğinden pek ümitli değilim zira Kılıçdaroğlu’nun şovunu kimse yutmadı.

Bu millet, böyle şovlara gelmez…

  

Çünkü,   milletin çoğunluğu adaydan çok partiye bakar.

Yani sen şov yapmaya dur, genel başkanın rağbet görmüyorsa, seni de kimse görmez…

Velhasıl, şov yapıp arenaya çıkmanın da hiçbir faydası yok.

Tabii, burada dikkat etmemiz gereken çok önemli bir nokta daha var; eğer Kılıçdaroğlu mahkemede başarılı olamazsa, bu onun son şovu ve dahası sine-i millete mahkum olur.

 

 

 
© mervebulut.com.tr 2009 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
E-mail: info@mervebulut.com.tr Web Tasarımı : Teknet Tasarım
  • Toplam Ziyaret : 40989    • Bugün Ziyaret :163       • IP Adresiniz | 54.158.208.189