Günün Sözü

Dünyanın en güç işi bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmektir Mevlana
 
AÇILIMIN RENGİ GİTTİKÇE AÇILIYOR PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 31 Ekim 2009 08:49

Şüphesiz, son günlerin “açılmaya müsait, elastikiyeti olan” konusu demokratik açılım adı altında Kürt açılımı…

Bu konuda çok çığırtkanlık yapıldı, siyasi rant elde etmek isteyenler meydanlarda, sahnelerde maganda üslubuyla türküler söyledi…

Kimisi tamamen karşı çıktı kimisi kayıtsız şartsız her şeyi kabul etti… Kimisi PKK siyasallaştırılamaz, ama çıkarlarıma uygun bazı gelişmeler olursa düşünürüz…

Tamam, elbet bardağın dolu kısmını görmeliyiz ama boş kısmını asla yabana atamayız, çünkü ehemmiyetsiz bir konu değil, bilakis, devletin bütünlüğü ve birliği için çok önemli…

Ben bu konuda AKP’nin yaklaşımını tamamen kabul etmiyorum, çünkü bir ulus devleti olan Türkiye, PKK gibi bir terörizmi muhatap alıp uzlaşma yoluna gidemez…

Kürt’ler adı altında PKK ile uzlaşılamaz…

Başbakan Erdoğan, bu ülkede otuzdan fazla ırkın olduğunu vurguluyor, peki bu kadar ırk arasından neden Kürtlere ayrıcalık tanınıyor, Laz’ı da Çerkez’i de, Alevi’si de var…

Burası çok açık, daha önce yok etmeye çalıştığınız derin güçler, derin erozyonlara karşı önceden önlem alınmış bir yapılanma oluşturuyor, yani PKK’yı kuruyor, uygun şartlarda koz olarak kullanıyor…

Ve şimdi o yok etmeye çalıştığınız derin güçlerin kullandığı kozda oyuncak oluyorsunuz!

Bir yandan yılanın başını ezin, diğer yandan kuyruğundan kemer yapın, bu nasıl iş?

Tamam, kabul ediyorum, bu derin yapılanma dediklerimizin oluşturduğu bu sorunu ortadan kaldırmalıyız ama onlarla uzlaşarak değil, PKK’nın siyasi kanadı DTP ile değil…

Bu yapılanmayı oluşturan kişilerin kullandığı yöntemle, çivi çiviyi söker misali…

Nasıl mı? Onları nasıl bu şekilde güçlü kıldılarsa, zayıf düşürmek lazım, verilen destekleri kesmek, psikolojik savaşı lehimize çevirmek lazım…

Düşünün bir kere, silah desteğini, finans desteği kesseniz dağdan inmeyip de ne yapacaklar, birbirlerini yiyecek değiller ya!

Hem de şimdiki gibi inmezler dağdan, şimdi Bahçeli’nin dediği gibi “hac kafilesi karşılanıyor” gibi iniyorlar, yardımlar kesilince ise kuzu gibi inerler…

Böylelikle ne şehit anaları, şehit yakınları küser ne de dağa evladını kaptırmış masum Kürt Analarımız ağlar…

Bu oluşturulan sorun çözülmeli, evet, lakin ne siyasi rant ederek, ne birilerinin ekmeğine yağ, bal sürerek ne de birilerini küstürerek…

Erdoğan: “ biz, siyasi bir risk alıyoruz” diyor, bu işi siyaset olarak görmesi de ayrıca tartışılır, bu iş vatani bir görevdir, eğer bu işte küsenler tarafı şehit anaları ve şehit yakınları olursa, önümüzdeki seçimlerde yüzde kırk yedileri biraz zor görürler…

Samimi adımlar atılırsa inanın kimse üzülmez, kimse de bu işi sulandırmaz…

 

 
© mervebulut.com.tr 2009 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
E-mail: info@mervebulut.com.tr Web Tasarımı : Teknet Tasarım
  • Toplam Ziyaret : 40989    • Bugün Ziyaret :154       • IP Adresiniz | 54.158.208.189