Günün Sözü

Dünyanın en güç işi bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmektir Mevlana
 
Çarmıh’a Gerilenler ve Taif’te Taşlananlar PDF Yazdır E-posta
Pazar, 20 Aralık 2009 11:49

Bugünlerde Türkiye’yi içten pazarlıklı sevenlerin, aşk sitemleri; farklı güftelerle, bestelerle, müziklerle sahneye sürülüyor… Hem de vizyona girecek türden…

Çok seviyorlar biliyoruz, hatta sevgileri dağları, PKK’lılara deldirecek, aşklarından petrol rezervi bol olan kuyulara düşecek, ajan besleyip Türkiye’nin stratejik bölgelerini aşacak kadar…

Ülkeyi karıştırıp, alicengiz oyunları mizansenliyecek kadar…

Masalarına yatırıp, Diyarbakır senin Mardin benim diyecek kadar…

Hatta, içimizdeki farklılıklarla,zenginliklerle, kardeşlerimizle, kürdüyle, alevisiyle, ermenisiyle ensest ilişki kuracak kadar…

Eskiden ilginizin nefret olduğunu anlamıyorduk; ama artık anlıyoruz hilelerinizin, oyunlarınızın, cambazlığınızın sevgiden de öte olduğunu…

Meğer bu ülkeyi ne çok seven varmış…

Bunlardan biri de, Fener Rum Patriği Bartholomeos’muş…

Bu ülkeyi herkes can(i) ciğer, kurt dolması gibi severmiş de Fener Rum Patriği bir başka severmiş meğer…

Çok sevdiği için de, kendisini, çarmıha gerilmiş gibi hissediyormuş.

İkinci sınıf insan muamelesi görüyormuş…

Buranın kendileri için farklı bir misyonu varmış…

Aşk acısını şikayet ediyor diğer aşıklarına…

Peki, çok sayın Bartholomeos, bizimkiler Amerika’da, Avrupa’da kendilerini Taif’de taşlanmış gibi, Uhut’ta dişleri kırılmış gibi, Kabe’den çıkarılmış gibi hissediyorlar mı?

Velhasıl siz, yüce emelleriniz minvalinde, tarihi duygularınızın depreşmesinden dolayı böyle hissediyorsanız,ki bu duyguları yanlış ülkede hissediyorsunuz, bu işe göre bizimkilerin de sizi görünce malum hislere kapılması gerekmez mi? Esasen, hissetmemeleri ayıp…

Örneğin, kendimizi Danimarka’da Taif’te taşlanmış gibi, İsviçre’de Kabe’miz elimizden alınmış gibi, Filistin'de Mekke’den hicret ettirilmiş gibi hissetmemiz gerekmez mi?

Aslında,bu verdiğim örnekleri bırakın hissetmeyi yaşayan Müslümanlar var:

İngiltere’nin başkentinde Müslümanlar taşlanıyor, Mescid-i Aksa’dan Filistinliler uzaklaştırılıyor ve vatanları ellerinden alınıyor…

Zamanlama da dikkat çekici!

Hali hazırda kendilerini ikinci sınıf gibi görüp sokağa dökülenler varken, fırsatı çarmıha germek olur mu hiç?

Elbet, pay çıkarmak lazım kargaşadan…

Herkes , bir yerleri sevdi de, bir biz sevemedik dinimizi, kıblemizi, kutsal toprak ve mekanlarımızı…

Herkes, içinden konuştuklarını yüksek sesle düşündü de, bir biz içimizde düşündüklerimizi yüksek sesle konuşamadık…

Hislerimize ne Amerikan televizyon muhabirlerini bulabildik ne de AA haber ajansı muhabirlerini…

Gerçi, biz bu şekilde hissedebildik mi ki?

Peki, yok mu bu durumda, kendini, yüreklice,Taif’de taşlanıyor gibi hisseden?

 
© mervebulut.com.tr 2009 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
E-mail: info@mervebulut.com.tr Web Tasarımı : Teknet Tasarım
  • Toplam Ziyaret : 40989    • Bugün Ziyaret :147       • IP Adresiniz | 54.158.208.189