Günün Sözü

Dünyanın en güç işi bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmektir Mevlana
 
ASİ GÜZELLİK PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 05 Eylül 2009 06:40

Şehrin en meşhur cafesinin camından denize bakıyordu iç çekerek ve içinden konuşuyordu:

“Ey mavi deniz keşke gözlerim seninki kadar mavi, bakışlarım seninki kadar derin olsaydı, güzelliğime güzellik katsaydım fena mı olurdu.

Keşke herkesi kendime baktıracak kadar büyüleyici güzelliğe sahip olsaydım, neden ben böyle yaratılmışım ki diye esefleniyordu genç kız.”

Yalnızdı, denizin dalgaları adeta ruhunu dövüyor, duygularını kamçılıyordu…

Kendini daha yalnız ve daha asi bulmuştu biran…

Kahveden son yudumu çektikten sonra havanın karardığını fark etmiş olsa gerek, çantasını aldığı gibi kendini arabada buldu.

Biraz sendeledi ve durdu; “yoksa bu geceyi dışarıda mı geçirsem” .

Hayat onun istediği gibi gitmiyordu, asi deniz dalgası olup kaldırımlara vurmalıydı hislerini…

Ya da deniz gibi serin olmalıydı yüreği…

Dışarıda gecelemekten vazgeçmiş olsa gerek ki; eve doğru yol almaya başladı…

Aklını takmıştı, büyüleyici güzel olacaktı, isyan ediyordu kendisine sorulmadan yaratılışa…

 

Eve geldi ve oturma odasına oturdu. Bir süre odada dolandıktan sonra oturup gözünü sabit bir yere dikti ve kendinden geçercesine baktı oraya…

Daha sonra bir ara balkona çıktı, aşağıya bakmak isterken ayağı kaydı ve feci bir şekilde düştü  sekizinci kattan…

Aman ya rab, o da neydi eli, ayağı kırılmış ve gözüne bir taş parçası saplanmış burun kemiği içine girmişti…

Biraz evvel düşündüğü güzelliğin aksine bir durum yaşamıştı…

Ne yapacağını bilmiyor, kime ne söyleyeceğini kestiremiyordu…

Düşündü ; “beni bu hale kim getirdi neden geldim, ben mahvoldum… Nasıl dayanırım bu hale… Oysa bu duruma göre büyüleyici güzeldim, ah nankörlüğüm ah kendimi bilmezliğim ben neler istedim böyle”.

Kendini bu düşüncelerden alamayarak hıçkırıklarla ağlıyordu.

Haykırıyordu göğe bakan gözlerle ne olur bana eski halimi ver, söz senden başka bir şey istemeyeceğim…

Yalvarıyordu ruhunda açılan derin inançla… Mavi bir düş olsun şuan yaşadığım diyordu…

Ama nafile, artık çok geç. Kabul etmeliydi artık bu halini ve şükretmeliydi…

Teşekkür etti kendisine bu duyguları bahşeden rabbine artık onu biliyor ve seviyordu.

Ondan gelen her şeye razıydı… alışmıştı o durumuna…

Ve birden annesi omzuna dokundu, ve kızını sarstı…

Kızım ne yapıyorsun ne oldu neden ağlıyorsun televizyona bakarak diyordu…

O gecenin büyüsüne kapılan genç kız, televizyondan gözünü ayırıp hemen ellerini ayaklarını gözlerini burnunu yokladı. Çok şükür hepsi sağlamdı.

Ya televizyonda gördüğü o kız acaba ne yapıyordu. Onun durumunu düşünerek asi uykusundan uyandı.

 

 

 

Yorumlar 

 
#1 hatice eraslan 2010-03-21 09:57 Alıntı
 
© mervebulut.com.tr 2009 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
E-mail: info@mervebulut.com.tr Web Tasarımı : Teknet Tasarım
  • Toplam Ziyaret : 41493    • Bugün Ziyaret :71       • IP Adresiniz | 54.162.118.107